TARIK AKAN ORTAK BİLİNCİMİZDİR

14344275_10154133834214412_8869048163245615151_n

 

 

 

 

 

 

 

Tarık Akan her şeyden önce ve sonra, ‘ortak bilincimizdir’.

Sinemanın ‘yakışıklı jön’ rollerinin parlak vitrinini bırakıp, sanatın düşünen, düşündüren bilinçli alanına geçmek çok zordur.

İnsanın ‘zordan kolaya geçme’ eğiliminin tersine, ‘kolaydan zora’
geçmeyi seçti Tarık Akan.

İnsanı da öğüten tüketim kültürünün canlı nesnesi olmayı reddetti.

Geçici olanı bıraktı, kalıcı olmayı seçti.

İnsan, seçimleridir.

Tarık Akan, bunun çok önemli bir kanıtıdır.

Bilinçli olmanın ülkemizdeki trajedisini elbette yaşadı.

İşsiz kaldı. Parasız kaldı. Çevresi seyrekleşti.

Hayır, yılmadı.

Yeni yollar buldu.

Taksicilik yaptı.

Ama istediği filmlerde oynadı. İstediği rolleri canlandırdı.

Anlatan, konuşan, iz bırakan, düşündüren sanatı temsil etti.

Ülkemizin bilerek yozlaştırılan sanat alanında ‘eğlendirici’ olanı, ‘kafa boşaltıcı’ olanı sanat sayan sahtekarlığa karşı çıkan sanatçıların ön sırasındaydı.

‘Aydınlanma Sanatçıları’dır bu gerçek sanatçılar.

Sinemada, tiyatroda, edebiyatta, resimde, müzikte, heykelde, sanatın her dalında, her alanında ‘Aydınlanma Işığı’nı taşıyan sanatçılardır bu
değerlerimiz.

Her alanda siyasal iktidarla çatışanlara bakınız.

Onları göreceksiniz.

Ama Tarık Akan’ı özel kılan bir tutumu vardır.

O, emeğin, emekçinin her zor durumunda oradadır, onların yanındadır, onların içindedir.

Grevdeki işçiler, haksız yere tutuklanan insanlar, zorda kalan emekçiler bakarlar ki Tarık Akan yanlarındadır.

İnsanlığın eylemcisidir O.

Ne kariyerini bahane eder, ne sağlığını öne sürer, ne de uğrayacağı zararı düşünür.

Kayıp, orada olmamaktır.

Kayıp, sorumluluk almamaktır.

Kayıp, yapabileceğini yapmamaktır.

Kazanç mı?

Kazanç, insan olmaktır.

Kazanç, kendine dürüst olmaktır.

Kazanç, dünü bilmek, yarını düşünmektir.

Kazanç, yaşama artı değer katmaktır.

Kazanç, dünyaya doğru bir şey katmaktır.

Bilincin güdüsüdür bu.

* * *

‘Aydınlanma Gönüllüsü’nü harekete geçiren güdü nedir?

İnsanın özgür aklının kararı, insanın özgür iradesinin seçimi.

‘Aydınlanma Gönüllüsü’ bunlar için yaşar, bunlar için savaşır.

Doğan Kuban neden yazmaktadır?

Bozkurt Güvenç neden yazmaktadır?

İlhan Selçuk ne için yaşamıştır?

Turhan Selçuk ne için çizmiştir?

Oktay Akbal yaşamında ne istemiştir?

Hepsini saymama bu sayfalar yetmez.

Bu ‘Aydınlanma Gönüllüleri’ ne için yaşamışlardır, yaşayanlar ne
için yaşamaktadır?

Ün için mi? Hayır. Onların ünü yaptıklarıdır.

Para için mi? Hayır. Parayı hiç amaç yapmazlar.

Beğenilmek için mi? Hayır.

Öyleyse ne için?

Dünyayı değiştirmek için.

İnsanları ‘özgür insan aklına’, ‘özgür insan iradesine’ kavuşturmak için.

Yaptıklarını bunun için yaparlar.

Yaşamlarını bu amaçlara adarlar.

Onlar sadece yaptıklarının anlaşılmasını beklerler.

Onlar sadece yaptıklarının insanlara ulaşmasını isterler.

Bunun için yaşarlar.

Bunun için de ölmezler.

* * *

Aydınlanma Gönüllüsü

Yaşarken ölümlüdür.

Yaşamadığı zaman, artık ölümsüzdür.

Aydınlanma ışığı başucunda asılı olacaktır.

Tarık Akan da artık o ışıktır…

Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s