BURHAN APAYDIN

114345

 

 

 

 

 

 

Burhan ağabey derdim. Her zaman yüzü güler,konuğunu candan karşılardı.
Apaydın ailesi birbirine çok bağlı,özellikleri olan bir ailedir.
Anneleri Nuriye Apaydın,yetkin bir Cumhuriyet kadını,aileyi ayakta tutan ortadirekti.
Muayenehanemi ilk açtığım gün,tansiyonunu ölçtürdü ve mor bin lirayı masaya bıraktı.
Sonradan ‘Mor Binlik’ başlıklı öykümün başlangıcıdır.
O zaman Bahariye uzmanlarının vizite ücreti buydu.
Orhan Apaydın,anneleri,Burhan Apaydın aynı köşkte otururlardı.
Hüseyin Apaydın da aynı köşkte oturuyordu.
Orhan ağabey (ona da ağabey derdim) İstanbul Baro Başkanı idi.
Barış Derneği davasında birlikte tutuklandığımız zaman takılırdım:
‘Orhan ağabey,İngiltere kraliçesinden sonra doktoruyla gezen ikinci kişi sizsiniz’.
Beraber gülerdik.
Ailenin doktoru bendim. Bir hastalıkta haber verirler giderdim.
Burhan ağabey yazdığım reçeteyi alır,bir kenara koyardı.
Sonradan öğrenirdim ki yazdığım ilaçları almaz ama iyileşirmiş.
‘Muska gibi’ derdim,kahkahayı patlatırdı,’aynen öyle’ derdi,’ama iyi geliyor’.
Çileli bir aileydi. Yassıada duruşmalarında Adnan Menderes’i savunmuşlar,başları derde girmişti. Avukatlığı,kişinin haklarını her koşulda savunmak olarak kabul ederler,
her savın karşısında sanığın haklarının korunması gerektiğini cesaretle öne sürerlerdi.
Adalet felsefesini çok iyi özümsemişlerdi.
Bunun yanısıra Aydınlanma ve Rönesansın anlamını çok iyi bilir,
Atatürk Cumhuriyetini ülkemizin kültür devrimini içlerinde duyarlardı.
Her gün İlhan Selçuk ile,Uğur Mumcu ile telefonla görüştüklerini biliyorum.
Dünya ve ülke olaylarını çok yakından izleyip değerlendirirlerdi.
Ortak özellikleri değerbilirlikleridir.
Yapılan işleri,kişilerin bu işlerdeki payını bilirler,değerlendirirler,bunu da ifade ederlerdi.
Bu özelliğin çevre etkileşimindeki önemini yakından görürdüm.
Ülkemizde eleştiri çok kolay,övgü çok kısırdır.
Onlardaki nesnel değerlendirme dikkatimi çekerdi.
* * *
Hukuk,yazılı metinlerden ibaret değildir.
Hukuk,bir vicdan kültürüdür.
Eğer bir toplumda ‘vicdan kültürü’ yoksa orada hukuk yöntem işlemlerinden öteye gidemez.
‘Vicdan kültürü’,insan uygarlığının temelidir.
Bu kültüre sahip olmayan toplumlarda ve kişilerde ‘nesnellik-objektiflik’ de olamaz,
’eşitlik’ de olamaz,’hukukun üstünlüğü’ de olamaz.
Bunlar olmayınca da kanunlarınız olur ama adaletiniz olmaz.
‘Vicdan kültürü’,bir toplumun insanlık değeridir.
‘Vicdan kültürü’,haklının hakkını hiçbir önyargıya,artniyete,
gizli hesaplaşmalara kurban etmeden teslim etmektir.
Bunu yapmadığınız zaman istediğiniz kadar ‘Adalet Sarayı’ kurun,
adaleti o saraya hapsetmekten başka bir şey yapmamış olursunuz.
Adalet,saraylının değil,haklının hakkı olmalıdır.
Apaydın kardeşler yaşamları boyunca sanıkların yanında yer aldılar.
Sanıkların güvencesi oldular.
Orhan Apaydın, soğukkanlı mantığın temsilcisiydi.
Burhan Apaydın,coşkulu,heyecanlı,atak bir avukattı.
İki kardeş de birbirlerine sevgi ile,saygı ile bağlıydı.
Orhan bey’in oğlu Hüseyin Apaydın kardeşime sabırlar diliyorum.
Yaşamlarındaki cesaretli hukuk insanlığı örneği hepimizin tesellisidir.

Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s